Bir
taraftan meyve kokularıyla bir taraftan vatandaş hesabıyla dolu bir kent pazarı
günü. Bu haberimizde sizlerle beraber kent pazarının nabzını tutacağız.
Öncelikle Şule Akbaş’ı sizlere
tanıtayım. Kendisi Bolu Abant İzzet Baysal Üniversitesi Mimarlık Bölümü mezunu.
Şu an geçimini pazarcılıktan sağlıyor. 3 yıl önce mezun olan Akbaş, ailesinin tezgâhında
pazarcılık yapıyor. Pazarcılık mesleğini
25 yıldır sürdürdüklerini aktaran Akbaş, tezgâhtaki meyve ve sebzeleri de
kendilerinin yetiştirdiğini söylüyor.
PAZARDA
GÜN BAŞLIYOR
Pazarda
gün oldukça erken başlıyor. Serin hava ve yorgun bedenlere rağmen pazar esnafı,
her sabah olduğu gibi ekmeğinin peşine düşüyor. Sabahın erken saatlerinde
yüzlerce pazarcı tezgâhlarının arasında Şule Akbaş ve annesi Zahide Akbaş da
kendi yerlerinde sebzelerini tezgâha dizmeye başlıyor. Taze meyve sebzeler,
balıklar, köy ürünleri pazarda yerini alıyor. Ben de Akbaş ailesinin
tezgahındaki yerimi alıyorum. Bu haftaki fiyatların iyi olduğunu söylüyor Şule Akbaş
“Bu haftaki fiyatlar gayet normal, vatandaşa sorsak çok der ama mevsim
şartlarına, giderlerimize göre fiyatlar aşırı uçuk değil.’’ diyerek satış
yapmaya hazırlanıyor.
PAZARCININ
SESİ
Tezgâhın arkasında satış yapan Zahide Akbaş’ın
sözleri, pazarcının sesi oluyor: “Gezen
çok, alışveriş yapan yok" İnsanlar fiyat etiketlerine göz gezdirip
hesap yapıyor, sonra yollarına devam ediyor. Kimi daha uygununu arıyor, kimisi
de aradığını bulamıyor…Kalabalık var ama alışveriş yapan az. Pazarcıların
müşteri çağıran sesleri: “Gel taze sebzeye gel” pazarlık sesleriyle
bölünüyor: “Elli liradan ver alayım…” Pazarın
karmaşasında bir elinde poşet, diğerinde hesap makinesiyle dolaşan bir teyze
dikkatimi çekiyor. Birkaç tezgâhta durup aynı soruyu soruyor: "Kaç
gram oldu?”. Her alışverişini gram hesabıyla yapıyor. Kim bilir belki de parası
yetmiyor… Sebzelerin kilosu arttıkça hesaplar da kızışıyor.
PAZARIN VAZGEÇİLMEZİ KREDİ KARTLARI
Pazarda
dolaşırken alışverişin büyük bir kısmının artık kredi kartlarıyla yapıldığını
gözlemliyorum. Esnaf her ne kadar nakit ödemeyi tercih etse de, vatandaş kredi
kartıyla ödeme yapmayı tercih ediyor.
Akbaş da bu durumdan yakınıyor : “Kartla ödeme almak çok
yaygınlaştı ama komisyon kesintileri işlerimizi zorluyor” Yine de
pahalı ürünlerin alımında ve bütçeyi zorlamadan alışveriş yapmada kredi
kartları kent pazarlarının vazgeçilmezi haline geliyor.
HER YERİ SARAN
GÖZLEME KOKUSU
Pazarın
yoğun atmosferinde olmazsa olmaz gözleme kokusu sarıyor etrafı. Pazarın giriş
kısmına yerleşen gözleme tezgahları, yoğun bir iş gününün ortasında, yorgun
esnaf ve müşterileri ağırlıyor. Özellikle sabah saatlerinde yayılan taze
gözleme kokusu hem bir gelir kapısı hem de yemek molası. Bugün İzmit'teki
Doğu Kışla Kapalı Pazar alanında geçirdiğimiz zaman, kent pazarlarının sadece
alışveriş yapma yeri olmadığını gösterdi. Esnafından müşterisine kent pazarını
tüm haline tanık olduk. Bu kent pazarı
gününde kimi eli boş döndü, kimi azar azar alarak bütçesine uygun alışveriş
yapmaya çalıştı. Gün sonunda tezgâhların arasında dolaşan sohbetler, gözleme
tezgâhlarından yükselen sıcak koku ve pazarcıların dayanışması, buranın bir
yaşam alanı olduğunu hissettirdi. Bu kısa pazar günü semt pazarlarının sadece
ekonomik bir alan değil; dayanışmanın, sohbetin ve kent kültürünün bir
yansıması olduğunu gösterdi.