Kocaeli Üniversitesi (KOÜ) D2 dersliğinde, Halkla İlişkiler bölümü öğrencileri tarafından Atölye Uygulamaları II dersi kapsamında, Av. Elif Sağlam’ın konuşmacı olarak katıldığı “Geleceğin Güçlü Kadınları” adlı seminer düzenlendi. Seminerde toplumsal cinsiyet eşitsizliği ele alınarak, kadınların iş hayatında, eğitimde ve sosyal yaşamda karşılaştıkları engellere dikkat çekildi.
Av. Elif Sağlam, kadın yöneticilere karşı toplumda hâlâ “kompleksli erkek zihniyetinin” var olduğunu belirterek, bu anlayışın ancak dayanışma ve farkındalıkla değişebileceğini vurguladı. Konuya ilişkin olarak, “Birbirimizi anlamamız gerekiyor ve bu mücadelede erkeklerin de kadınların yanında yer alması büyük önem taşıyor” dedi.
Sağlam, bu sorunun temelinde toplumdan gelen eril bakış açılarının hâkim olduğundan söz ederek “Bu toplumun değişemediğini gösteriyor” ifadelerini kullandı. İstanbul Sözleşmesi ve 6284 sayılı Kanun’un bu mücadelede önemli bir yere sahip olduğunu belirten Sağlam, “Toplumsal dönüşümü sağlayabilecek kadar etkili bir sözleşme ve yasa. 6284 sayılı Kanun, aile içindeki şiddeti önlemeyi de amaçlıyor ve yalnızca kadını değil, şiddete uğrayan tüm bireyleri koruma altına alıyor” ifadelerini kullandı.
Kadınların ekonomik bağımsızlığının önemine vurgu yapan Sağlam, “Ekonomik bağımsızlığından uzaklaşmak, bir kadının kendine yapabileceği en büyük kötülüktür” ifadelerini kullandı. Kadınların elde ettikleri başarıları çoğu zaman “şans” olarak görmelerini ise toplumsal cinsiyet rollerinin bir sonucu olarak değerlendirdi.
Kadınların özellikle iş yaşamında sürekli kendilerini ispatlama baskısıyla karşı karşıya kaldıklarını belirten Sağlam, bunun psikolojik açıdan oldukça yıpratıcı olabileceğini söyledi. Özellikle regl gibi biyolojik süreçlerle ilgili hakların talep edilmesinin bile “daha az tercih edilecek çalışan” algısı yarattığını ifade etti.
Kadınların yönetici pozisyonlarında daha düşük ücretlerle çalıştırıldığını, erkeklerin ise aynı pozisyonlarda daha yüksek ücret aldığını aktaran Sağlam, kadınların hem iş hayatında en iyisi olmaya çalıştığını hem de evdeki iş yükünü büyük ölçüde tek başına üstlendiğini dile getirdi.
Bu çifte yükün zamanla kadınlarda “Sindirella Kompleksi” olarak tanımlanan bir psikolojik sürece yol açtığını söyleyen Sağlam, “Kadın hem iş yerinde profesyonelce mücadele veriyor hem de eve geldiğinde ev işçisi gibi davranması bekleniyor. Bu durum zamanla kadınları yıpratıyor ve mutsuzlaştırıyor” dedi.
Av. Elif Sağlam, konuşmasının sonunda “Tüm kanunlar aslında kadın-erkek eşitliği için yeterli. Ancak Türk toplumunun bu konuda farkındalık kazanması ve bu farkındalığın eğitimle pekiştirilmesi gerekiyor. Hayatı paylaşmanın kendisi zaten güzel, bunu yaparken cinsiyetlerimizden bağımsız hareket etmeli ve birbirimize saygı duymalıyız” ifadelerini kullandı.
Muhabir: Rumeysa Yavuz
Fotoğraf: Yıldız Sude Babir