Çocukların Ekran Bağımlılığı Konuşuldu: Ebeveynlere Önemli Uyarılar

.

Bu Gönderiyi Paylaş

Kocaeli Üniversitesi (KOÜ) Prof. Dr. Baki Komsuoğlu Kültür ve Kongre Merkezi’nde “Ekranlar, Çocuklar ve Biz: Kim Kimi Yönetiyor?” adlı konferans gerçekleşti. Programda konuşmacı olarak yer alan Dr. Öğr. Üyesi Psikolojik Danışman Fevziye Dolunay Cuğ  konferansta çocukların ekran bağımlılığı hakkında ve yapılması gerekenlerden bahsetti. 

Konuşmasında ilk olarak tüm dünyada 2020 yılında internette bir dakikada neler olduğuna değinen Cuğ, “Dakikada tüm dünyada 2020 yılında YouTube'da 4.7 milyon video izleniyor. İşte bunun şu an 6-7 milyon olduğunu düşünebiliriz. Ya da Instagram akışı, dakikada 694.000 akış izleniyor. Bunun gibi bir sürü farklı uygulama kullanabiliyoruz ve hayatımızdan çıkarmamız artık mümkün değil” dedi. 

“ARKADAŞLARIMIZ BİLE CEBİMİZDE” 

 Ekranın hayatımızın bir gerçeği olduğunu vurgulayan Cuğ, ekranı günlük yaşamımızdan çıkarmanın çok zor olduğunu söyledi. Ekranın, her şekilde cebimizde olduğu ve çok rahat bir şekilde iletişim kurduğumuz bir evren olduğunu ekledi. 

Cuğ, çocukları da bu evrene doğru bir şekilde dahil etmek için ebeveynlerin görevleri olduğunu, “Günümüzde de baktığımızda biz çocuklarımıza sadece artık değerlerimizi aktarmıyoruz. Dijital dünyada var olmayı anlatmamız gerekiyor. Onlara güvenli kalmayı, güvenli iletişim kurmayı, oradan korunmayı öğretmemiz gerekiyor. Ayrı bir ebeveynlik becerisi kazanıyoruz ve bunu da öğrenmemiz gerekiyor. Bunu nasıl öğreneceğiz? Tabii ki önce kendimizi kontrol ederek öğreneceğiz” bu sözlerle anlattı. 

“SORUN EKRAN DEĞİL ONUNLA KURDUĞUMUZ İLİŞKİ” 

Ekranların çocuklar için fazlasıyla dikkat çekici olduğuna değinen Cuğ, sözlerine şu şekilde devam etti: 

“Ekranlar çok renkli, çok hareketli, çok hızlı bir akış var. Dolayısıyla normal hayat çocuklara da, bize de artık çok yavaş geliyor. Yani biz bir şeyi çok hızlı bilgi edinirken normal konuşma hızına döndüğümüzde bir an afallıyoruz, çok yavaş gelmeye başlıyor. Dolayısıyla ekrandaki o hızlı akışın dışına çıktığımızda yaşam da çocuklar için yavaş ve sıkıcı hale geliyor. O sıkıntısını gidermek için ekrana tekrardan sarılıyorlar ya da biz o duyguyla baş edemiyoruz, yine ekranı çocuğa veriyoruz.” 

Ekranın olumsuz taraflarının siber zorbalık, istismar ve kişisel özel bilgilerin yayılması olduğunu ifade eden Cuğ, her şeye rağmen olumlu taraflarının da olduğunu belirtti. Çocukların çok rahat, çok hızlı bir şekilde dil, programlama ve kodlama öğrenebildiğini ifade etti. 

“DİJİTAL MAHREMİYET” 

Tüm bunlara yönelik ne yapmamız gerektiğini dijital mahremiyet terimi ile açıklayan Cuğ, “Çocuklarımıza sağlıklı dijital alışkanlıklar kazandırmak, uzun vadeli refahları için hayati öneme sahiptir. Bu süreç, tutarlılık, iletişim ve örnek olmayı gerektirir. Gerçek hayatta her şeyi herkesle paylaşmıyorsak, dijital ortamda da paylaşmamamız gerekiyor. Çocuklara çok küçük yaştan itibaren bunları anlatıyor olmak önemli” dedi. 

Son olarak konuşmacı ebeveynlere şu tavsiyeleri verdi:  

Çocuğunuzla “Ekran Süresi Barış Anlaşması” yapın. Onlarla masa başına oturun, onların da fikirlerini alın ve biraz pazarlık yaparak bir sözleşme imzalayın.” 

Muhabir: Hediye Dua Yıldırım 

Fotoğraf: Sude İclal Kızıltepe