TOBB (Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği) Kadın Girişimciler Kurulu ve AB (Avrupa Birliği) Bilgi Merkezi iş birliğiyle, Kocaeli Sanayi Odası ev sahipliğinde düzenlenen “Kadının Dijital Güvenliği ve Ekonomik Güçlenmesi” panelinde Sanayi Odası çalışanları, Kocaeli Barosu avukatları, Kocaeli Üniversitesi akademisyenleri ve öğrencileri bir araya geldi. Panelde, Kocaeli Üniversitesi Gazetecilik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Emel Şerife Baştürk, Doğuş Alüminyum A.Ş.’nin ikinci nesil temsilcisi Çiğdem İshakoğlu, Kocaeli Üniversitesi KASAUM Müdürü Doç. Dr. Ayşegül Gökalp Kutlu ve Kocaeli Barosu Kadın Hakları Merkez Başkanı Avukat Gökçen Ürküt konuşmacı olarak deneyim ve gözlemlerini aktardılar.
TERCİH DEĞİL ZORUNLULUK
Panelin açılışını yapan TOBB Kocaeli Kadın Girişimciler İcra Kurulu ve Marmara Bölgesi Başkanı Nurcan Babalık, şu ifadeleri kullandı:
“Kadının dijital alanda güvenliği, ekonomik bağımsızlığının en kritik teminatıdır. Çünkü dijital ortamda karşılaşılan her tehdit ister dijital şiddet ister siber zorbalık olsun, kadınların çalışma hayatındaki özgüvenine, görünürlüğüne ve üretkenliğine doğrudan etkilidir. Bu nedenle dijital dünyada kadınları koruyan, güçlendiren ve cesaretlendiren şeyler oluşturmak artık bir tercih değil, bir zorunluluk haline gelmiştir. Bugün iş dünyasında ve sosyal yaşamda kadının dijital yetkinliği, teknolojik politikaların en önemli başlıkları arasındadır. Dünya Ekonomik Forumu’na göre kadınlar dijital yetkinlik olarak erkeklerden yüzde 15 daha düşük.”
KADINA YÖNELİK ŞİDDET DİJİTALE TAŞINDI
Prof. Dr. Emel Şerife Baştürk, kadına yönelik şiddetin dijitalleştiğine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
“Dijitalleşmeyle birlikte şiddet artık görünmez, sessiz ve çoğu zaman kanıt bırakmayan bir hale büründü. Kadınlar görüntülerinin izinsiz paylaşılmasından çevrimiçi ısrarlı takibe, algoritmalar üzerinden hedef alınmaktan manipülatif içeriklerle baskı altına alınmaya kadar çok çeşitli yollarla dijital şiddetin nesnesi haline geliyor. En tehlikelisi ise, dijital şiddetin sıradanlaşması ve ‘normal iletişim pratiği’ gibi algılanmasıdır. Dünyada interneti erkeklerin yüzde 77’sinin, kadınların ise yüzde 71’inin kullanabildiğini görüyoruz. Bu küçük bir fark gibi görülse de aslında 280 milyon erkeğin daha fazla internet kullandığı anlamına geliyor. Özellikle de daha düşük gelirli ülkelerde geleneksel kodlarla birleştiğinde bu dezavantajların daha da büyüdüğünü söyleyebiliriz. Avrupa Birliği ortalamasına baktığımızda Bilişim Teknolojileri (BİT) sektöründe çalışan kadın oranı yüzde 17. Almanya, İsveç ve Finlandiya BİT sektöründe kadın çalışan oranının en fazla olduğu ülkeler arasında yer alıyor ve bu oran sırasıyla yüzde 25, 23 ve 22. Türkiye’de ise bu oran yüzde 20 civarında.”
Dijital platformlarda işleyen algoritmaların tarafsız olmadığını vurgulayan Prof. Dr. Baştürk, “Algoritmalar gerçeği göstermez; hangi gerçeğin görünür olacağına karar verir. Bu süreç, mevcut toplumsal cinsiyet rollerini yeniden üreterek şiddeti farklı biçimlerde sürdürmektedir” dedi.
6284 YAŞATIR
Av. Gökçen Çınar, 6284 sayılı Kanun’un kadına yönelik şiddetle mücadelede en etkili yasal düzenlemelerden biri olduğunu belirtti. Çınar, şu ifadeleri kullandı:
“6284 sadece fiziksel şiddeti değil, dijital ortamda yapılan tehdit, takip, izinsiz görüntü paylaşımı ve ifşa girişimlerini de kapsıyor. Ancak birçok kadın bu haklarını bilmiyor. Sorun kanunun yetersizliği değil; uygulamada yeterince işletilmemesi.”
“SANAYİDE KADININ NE İŞİ VAR”
Çiğdem İshakoğlu, şirketlerinde kadın çalışan oranının yüksek olduğunu vurgulayarak;
“Bizim şirketimizin çoğunluğu kadınlardan oluşuyor. Çocukluğumdan beri fuar ve etkinliklere ailecek katılırdık ve o dönem stantlarda neredeyse hiç kadın görmezdim. İnsanlar ailecek orada olmamıza bile şaşırıyordu. Zamanla bizim bu görünürlüğümüz diğer firmalara da örnek oldu ve kadınlara daha fazla alan açılmaya başlandı. Kardeşim çalışmaya başladığında ‘sanayide kadının ne işi var’ sözleriyle karşılaştı ama asla pes etmedi. Bugün hâlâ sanayinin erkek işi olduğu düşünülüyor. Oysa bir kadın o işi başarıyla yürüttüğünde bu kalıplar kendiliğinden yıkılıyor. Bir noktadan sonra kimse cinsiyetinizi değil, bilginizi ve duruşunuzu görüyor” şeklinde ifade etti. Şirket olarak iş hayatına daha fazla kadını dahil etmek için çalıştıklarını belirten İshakoğlu, “Bu düşünceyi özellikle erkeklerin zihnine yerleştirmek için mücadele ediyoruz. Kadınlarımız bir şey ürettikçe, ortaya koydukça daha da güçleniyor” dedi.
AB’DE YÜZDE 40 KADIN ZORUNLULUĞU
Doç. Dr. Ayşegül Gökalp Kutlu, AB’de (Avrupa Birliği) yapılan araştırmaların kadınların maruz kaldığı şiddetin sanılandan çok daha yaygın olduğunu gösterdiğini söyledi. Kutlu, değişen AB politikaları hakkında "Avrupa Birliği, Komisyon Başkanı Von der Leyen liderliğinde, şirketlerin yönetim kurullarında en az yüzde fr2”40 kadın olması zorunluluğunu getiren direktifi kabul edildi. Bu, Avrupa'da karar alma mekanizmalarındaki cinsiyet dengesini sağlamaya yönelik atılmış en önemli somut oldu” ifadelerini kullandı.
RENKLERLE GÜÇLENİYORUZ
Panelin ardından katılımcılar, “Renklerle Güçleniyoruz” adıyla düzenlenen çiçek yapım atölyesinde bir araya geldi. Atölye çalışmasının ardından toplu fotoğraf çekimi gerçekleştirildi ve etkinlik sona erdi.
Muhabir: Ümmühan Adagün
Fotoğraf: Rumeysa Yavuz, Mücahit Kürşat Doruk