Seminer, Dilara Savaşçı’nın Markethinkers’ın kuruluş yıllarını anlatmasıyla başladı. Çalıştıkları markalardan bahseden Savaşçı, yeni bir ajans olmalarına rağmen sekizden fazla ödül aldıklarını söyledi. Savaşçı, konuşmasına kendi deneyimlerinden bahsederek devam etti. Kişisel inisiyatif, korkularla yüzleşme ve hedef belirleme gibi üç konuya vurgu yapan Savaşçı, üniversite yıllarında üç bölüm değiştirdiğini ve bunun temel sebebinin hedefsizlik olduğunu söyleyerek hedef belirleme konusunun da altını çizdi. Son olarak Markethinkers’ın verdiği hizmetlerden bahsederek konuşmasını noktaladı.
“NE OLURSA OLSUN SEVDİĞİNİZ İŞİ YAPIN”
Burak Vatansever konuşmasına kendini tanıtmasının ardından iş hayatını anlatarak başladı. İş hayatına üniversite dönemlerinde part-time girdiği mobilya mağazasında başlayan Vatansever, üç yıl boyunca o mağazada çalıştığını ve orada geniş bir çevre edinmenin yanı sıra çok güzel deneyim kazandığından da bahsetti. Öğrencilerle yapılan soru cevaptan sonra sözü Emine Göksu’ya bıraktı. Göksu ise Markethinkers’a başvurduğu dönemi ve işe alınma sürecini anlatarak konuşmasına başladı. Yapılan işten zevk alınması gerektiğini söyleyen Göksu, “Çok çalışsam da bu iş bana yük gibi gelmiyor çünkü işimden zevk alıyorum. Siz de ne olursa olsun sevdiğiniz işi yapın” dedi. Konuşmacı, iş hayatında çok yönlü ve hedef odaklı olunması gerektiğini söyledi ve konuşmasını bitirdi.
REKLAMCILIĞIN BÜYÜK BİR KISMI İLETİŞİM
Konuşmasına okul ve iş hayatını anlatarak giren Çağatay Yazıcı ilk iş deneyimini anlatarak devam etti. O dönem pazarlamanın her bölümünde çalışarak inisiyatif aldığını söyleyen Yazıcı, bu konunun altını çizdi. İşe yeni girecek gençlere öğütler veren Yazıcı, iş hayatının baskı altında yaşamaktan ibaret olduğunu söyledi. Son olarak ise işe alım yaparken nelere dikkat ettiklerini aktardı ve reklamcılık sektörünün büyük bir kısmının insanlarla olan iletişimden oluştuğundan bahsederek konuşmasını bitirdi.
Seminer soru cevap kısmının ardından toplu fotoğraf çekimi ile son buldu.