KOÜ Psikiyatri Dr. Öğr. Gör. Diğdem Göverti moderatörlüğünde, Eskişehir Anadolu Üniversitesi Hukuk Bölümü Öğr. Gör. Ozan Ercan Taşkın ve KOÜ Uzman Psikiyatri Hemşiresi Mehtap Çağlar sunumlarını gerçekleştirdiler.
Programda ilk sözü KOÜ Araştırma Hastanesi Psikiyatri Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Aslıhan Polat aldı. Prof. Dr. Polat, öncelikle 25 Kasım Şiddetle Mücadele Gününü katılımcılara hatırlattı. “Şiddet konusunu ne kadar konuşursak o kadar gündeme gelir” sözleriyle ilk adımın farkındalık olduğuna değindi.
GENÇLERİN FLÖRT ŞİDDETİ ÜZERİNE BİR TAKIM ALGILARI VAR
Çağlar, flört şiddetinin türlerini fiziksel, psikolojik, sosyal, dijital ve ısrarlı takip olarak sıraladı. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre her 6 kişiden 1’i 20 yaşına geldiğinde fiziksel ve cinsel şiddete maruz kalıyor. Uzman hemşire, Türkiye’de ise kadınların yüzde 30’unun eşi ya da sevgilisi tarafından şiddete uğradığı ile ilgili çarpıcı bir istatistik paylaştı.
ŞİDDET GELİYORUM DEMEZ
Çağlar, ilk olarak küçük görülen davranışların şiddete ulaşabileceği noktasının altını çizdi. Durumun psikolojik boyutunu ise kişi üzerinden yaratılan korku, özgüven kırma unsurları olarak değerlendirdi. Beraberinde cinsel şiddet konusunu açıkladı: Toplumda flörtleşmek, kurlaşmak eylemleri cinsel onay vermek anlamına geliyor; ancak aslında durum böyle değil, kişinin “hayır” demesi, kabul etmemesinin üstüne ısrar edilmesi bir şiddettir. Uzman Hemşire, sunumunda şiddet döngüsünün süreçlerine de yer verdi. İlk olarak gerilim, ardından şiddet, barışma ve son aşamada sakinlik (ayrılık, uzaklaşma) şeklinde bir süreç ilerlediğini ifade etti.
İLİŞKİDE SARI VE KIRMIZI BAYRAKLAR VAR
Çağlar, ilişkide duygu ve davranış durumlarını Sarı Bayraklar ve Kırmızı Bayraklar olarak ayırdı. Sarı Bayraklar; partnerlerin sürekli birbirleriyle olmaları, ani duygu geçişleri, devamlı hediyeler gönderme, yıkıcı eleştiriler ve demoralize etme davranışlarını içeriyor. Çağlar, Kırmızı Bayrakları ise doğrudan tehlikeyi işaret etmese de tehlike haline gelme potansiyeli olan daha dikkat edilmesi gereken davranışlar olarak nitelendirdi. Uzman Hemşire, son olarak KADES uygulamasının işlevi ve kullanımının yaygınlaşmasının öneminin altını çizerek konuşmasını sonlandırdı.
KADIN HİÇBİR ZAMAN NESNE HALİNE GELEMEZ
Doç. Dr. Taşkın sözlerine şiddet konusunda ailenin önemine vurgu yaparak başladı. “Çocuğun rol modeli babalardır, çünkü babalar şiddetin failleridir.” Erkeklerin kadına şiddet konusunda daha özverili olmalarının çok önemli olduğunu ifade etti. Toplumumuzda erkek egemenliğinin olmasının kadınlarda nitelik durumunu ortaya çıkardığını söyledi. “Kadın hak mücadelesinde erkeklerin de olmasının önemi her zamankinden fazla” diyerek erkeklerin kadına şiddet konusunda mutlak destekçi olmalarının kıymetini ifade etti.
Doç. Dr. Taşkın, “Kadın toplumda vazifeleri ve nitelikleri olan bir birey olarak görülüyor,” dedi ve bu olayın kırılmasının gerekliliğinin altını çizdi. Taşkın, bu duruma ithafen kendinden örnek verdi: “Ben öğretmen çocuğuyum, iki ablam var, bizim ailemizde de bu durum söz konusuydu. Bireylerin erkek ya da kadın konfor alanlarından kopmaları gerekiyor” dedi. Doç. Dr. Taşkın, “Kadın anaç olmalı, iffetli olmalı, aksi takdirde normdan sapmış olur.” ifadesiyle toplumda hakim olan düşüncenin varlığına değindi ve konuşmasını sonlandırdı.
Oturum başkanı Göverti, “Erkekler sosyal medyada ve toplumsal birçok alanda kadına şiddet konusunda desteklerini hep göstermeli,” sözleriyle erkeklerin bu konuda varlıklarını göstermelerinin kıymetinin altını özellikle çizdi.
Panel, konuşmacıların katılımcılara teşekkürlerini iletmesiyle son buldu.
Gerçekleştirilen panele KOÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Elif Öğüt, KOÜ Psikiyatri Bölüm Başkanı Prof. Dr. Aslıhan Polat ve KOÜ Araştırma Hastanesi sağlık personelleri katılım gösterdi.
Muhabir: Hilal Güllük
Fotoğraf: Gurbet Nas