Kocaeli Üniversitesi İletişim Fakültesi'nde
"İntiharın Önlenmesinde Medyanın Önemi" adlı konferans
gerçekleştirildi. Programa konuşmacı olarak Dr. Öğr. Üyesi psikiyatrist Diğdem
Göverti, konferansta intiharın önlenmesinde medya sektörünün ve medya
çalışanlarının rolünden bahsetti.
"İNTİHARIN ÖNLENMESİ İMKANSIZ DEĞİLDİR"
Konuşmasında ilk olarak intihar ve
önlemlerinden bahseden Didem Göverti "İntiharın önlenmesi imkansız
değildir" diyerek koruyucu ruh sağlığı adına önlemler alınması gerektiğini
ifade etti. Dünyada her yıl ortalama 800 bin kişinin intihar sonucu hayatını
kaybettiğini söyleyen Göverti genellikle 15-35 yaş aralığı gençlerde intiharın
ilk üç ölüm sebebi arasında yer aldığını belirtti. Psikiyatrist; aile, toplum
düzeyi, sosyal, ekonomik ve psikolojik durumların intihar üzerindeki etkisine
değinerek bir kişinin intiharının sadece kendi yaşamına son vermesi anlamında
değil çevresel etmenlerinde etkili olduğunu dile getirdi.
Göverti, erkeklerin kadınlara göre intihar
kaynaklı ölüm riskinin daha fazla olduğuna ancak girişim anlamında kadınların
daha fazla risk taşıdığını ifade etti. Ayrıca intiharın genellikle 15-35 yaş ve
75 yaş sonrasında pik yaptığını dile getiren psikiyatrist, kişinin sosyal yaşamının, medeni, yalnız olma ve
mesleki durumunun kişi üzerinde etkili olduğunu ifade ederek intihar metoduna
kolay ulaşılabilirliğinde riskli bir durum oluşturduğunu ve bunun önlenmesinin
koruyucu bir etmen olduğuna dikkat çekti.
Depresyonun intihar vakalarında önemli bir
risk oluşturduğuna değinen Göverti, depresyonda ki kişinin kesin olarak intihar
edeceğini bunun asla önlenmeyeceği algısının yanlış olduğunu da ekledi.
Depresyonda kişinin duygusal ve psikolojik durumunda düzelme olursa intihar
riskinin de azalacağını dile getirdi.
İNTİHARIN ÖNLENMESİNDE MEDYA
Psikiyatrist Göverti, yeni medyanın
intiharın önlenmesinde önemli bir rol aldığını söyleyerek hassas bir bireyi
intihara yönlendirecek pek çok faktörden birinin de intihar olaylarının medyada
yer alması olduğunu söyledi. "Werther" etkisini anlatan Göverti,
"Genç Wertherin Acıları" kitabının yayınlandığı dönemde kitaptan
sonra genç yaştaki erkeklerin intihar oranlarında artış olduğunu vurgulayarak
bu tarz yayımların toplumdaki etkisine değindi.
Televizyonda yayınlanan haberlerde yer alan
intihar vakalarının toplumdaki etkisini anlatan Göverti, haberin medyaya
sunuluş şeklinin de önemli olduğunu vurguladı. Bu haberlerin intihara yatkın
bireyleri tetikleyecek unsurlardan uzak, detay verilmeden ve intihar eden
kişinin şahsına ve ailesine zarar vermeyecek şekilde dile getirilmesine
gerektiğini aktardı. Aynı zamanda intiharı özendirecek unsurlardan uzak bir
bilgilendirme yapılması gerektiğini aktaran Göverti, toplumu intihar ve
önlemleri hakkında bilgilendirilmesinin önemli olduğunu anlattı.
Haber: Melike Çığır
Fotoğraf: Nazan Genez