Etkili ve Doğru İletişimin Gücü

.

Bu Gönderiyi Paylaş

Kocaeli Üniversitesi Baki Komsuoğlu Kültür ve Kongre Merkezinde, Bilimsel Araştırmalar Öğrenci Kongresi kapsamında düzenlenen "Etkili İletişim ve Doğru Konuşmanın Kariyer Yolculuğundaki Gücü" paneline Konuşma, İletişim ve Diksiyon Eğitmeni Jülide Sönmez konuşmacı olarak katıldı. Moderatörlüğünü üniversite öğrencisinin üstlendiği panelde, iletişimin gücü ile akademik sunumlarda beden dilinin ve iletişimin nasıl kullanılması gerektiği konuşuldu. 


SPİKERLİK YOLCULUĞUNU ANLATTI


Paneldeki konuşmasına kariyer yolculuğunu anlatarak başlayan Sönmez, spikerlik tutkusunun henüz ilkokul yıllarında ortaya çıktığını belirtti. Ablasının TRT sınavlarını kazanmasının bu süreçte etkili olduğunu vurgulayan Sönmez "Ablamın kurs defterine aldığı notları sürekli takip ederdim, evde çalışırdım. Daha ilkokulda kararımı vermiştim spiker olmaya" ifadelerini kullandı. Sönmez, 1983 yılında girdiği sınavı kazanarak 1984'te TRT'de spiker olarak göreve başladığını dile getirdi. 


"DİKSİYON İFADEYİ DEĞİL, SÖYLEYİŞİ DÜZELTİR"


İnsanların günümüzde kendilerini ifade ederken yaşadıkları en büyük sorunun sözcük haznelerinin darlığı olduğuna dikkat çeken Sönmez, diksiyon eğitiminin tek başına bir çözüm olmadığını ifade etti. Kendisini iyi ifade edemediği için diksiyon dersi almak isteyenlere tavsiyelerde bulunan Sönmez "Kendinizi iyi ifade etmek istiyorsanız, önce kendinizi tanıyacaksınız. Duygularınızın, düşüncelerinizin farkına varacaksınız. Diksiyon ifadeyi değil, söyleyişi düzeltme sanatıdır" sözlerini kullandı. İnsanların kendilerini iyi ifade edebilmesinin en temel kuralının Türkçeyi doğru ve düzgün kullanmak olduğunu belirten Sönmez, son yıllarda sosyal medyanın etkisiyle Türkçenin kullanımının bozulduğuna dikkat çekerek, dilimizi sosyal medya etkisinden uzak tutarak iyi ve etkili bir şekilde kullanmamız gerektiğini dile getirdi.

SUNUM YAPILIRKEN DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN UNSURLAR

Öğrencilerin akademik sunumlarda yaşadıkları heyecana da değinen Sönmez, heyecanlanmanın son derece doğal bir durum olduğunu ancak bunu kontrol edebilmeyi öğrenmek gerektiğini belirtti. Sahnede özgüvenli olmanın önemli olduğunu, bununla birlikte bazı detaylara da dikkat edilmesi gerektiğini ifade eden Sönmez, sunumlarda en sık yapılan hatalardan bahsederek "Kendinize güvenin ancak şu hatayı hiç yapmayın. Bir slaytınız varsa seyirciye sırtınızı dönüp slaytınızı motamot okumayın" uyarısında bulundu. İyi bir konuşmanın kompozisyon gibi giriş, gelişme ve sonuç bölümlerinden oluşması gerektiğini anlatan Sönmez, özellikle başlangıç ve bitiş kısımlarının akılda kaldığına dikkat çekti. Dinleyicinin dikkatini çekmek için sessiz kalmak, soru sormak veya konuyla ilgili bir atasözü ya da deyim kullanmak gibi girişler yapılabileceğini tavsiye etti. Ayrıca sahnede acele edilmemesi gerektiğini vurgulayarak "Bu boşlukları değerlendirin. Cümleler ağzınızdan zincirin halkaları gibi çıkmasın" sözlerini kullandı.

"BEDEN AĞZINIZA GÖRE DAHA GEVEZEDİR"

Konuşmanın yalnızca sözcüklerden ibaret olmadığını ve beden dilinin mesajı iletmede önemli bir rol oynadığını belirten Sönmez, sözcüklerin gizlediği asıl düşünceleri beden dilinin yansıttığını vurguladı "Beden ağzınıza göre daha gevezedir. Sözcükler gerçekleri saklar ama bedenimizle bunları ifade ederiz" sözlerini kullanan Sönmez, sunum yaparken sürekli aynı adımları tekrarlamaktan, elleri cebe koymaktan veya arkada birleştirmekten kaçınılması gerektiğini ifade etti. Ellerin bel hizasında tutularak sözün ezgisine uygun kullanılması gerektiğini aktaran Sönmez, sesin güven verici ve işitilebilir olması için doğru nefes alıp vermenin şart olduğunun altını çizdi.

İYİ BİR KONUŞMACI OLMANIN TEMELİ VE SOSYAL MEDYA ETKİSİ

Etkili konuşan insanların ortak özelliklerine değinen Sönmez, bu kişilerin dil becerilerinin çok gelişmiş olduğunu ifade etti. Bu yeteneğin sıradan bir okuma eylemiyle kazanılmayacağını vurguladı. Kitap okurken bilinmeyen kelimelerin altını çizerek öğrenmenin önemine dikkat çekti. Konuşmalarda zekâ unsurunun da yansıtılması gerektiğini belirten Sönmez, metaforların, deyimlerin ve atasözlerinin gerçek anlamları öğrenilerek konuşmalara dâhil edilmesini tavsiye etti.

Panelin son bölümünde sosyal medya kültürünün konuşma biçimleri üzerindeki etkisinden bahseden Sönmez, sosyal medyanın iletişimi hızlandırdığını dile getirdi "Kısacık zaman diliminde çok şey anlatmaya çalışıyoruz ve ne yazık ki söyleyeceklerimizi biraz süpürerek, detaylara fazla yer vermeden anlatmak durumunda kalıyoruz" diyen Sönmez, kısıtlı sürelere sığabilmek adına 'tekrardan', 'tabii ki de', 'ayriyeten' gibi gereksiz ifadelerden kurtulmak gerektiğini hatırlattı. Sönmez, "Konuşmanın en güzeli kısa olanıdır; kısa ve öz anlatmaktır." diyerek sözlerini tamamladı. 

Panel plaket takdimi ve hatıra fotoğrafı çekimi ile son buldu.

Muhabir: Erva Yetimaslan

Fotoğraf: Sude İclal Kızıltepe