CIDA 2026 Kocaeli Üniversitesi Ev Sahipliğinde Başladı

.

Bu Gönderiyi Paylaş

Kocaeli Üniversitesi İletişim Fakültesi ev sahipliğinde, İletişim Araştırmaları Derneği (İLAD) ve İletişim Fakülteleri Dekanlar Konseyi (İLDEK) iş birliğiyle düzenlenen 5. Uluslararası Dijital Çağda İletişim Sempozyumu CIDA 2026 “Zekânın Dönüşümü, İletişimin Diyalektiği” teması ile Baki Komsuoğlu Kültür ve Kongre Merkezi’nde başladı. 15-17 Ekim 2026 tarihleri arasında sürecek sempozyumda, yapay zekânın iletişim alanındaki etkileri otuz oturumda ve davetli konuşmacıların sunumlarıyla ele alınacak.

YAPAY ZEKÂ ÇAĞINDA İLETİŞİMİN ETİK VE TOPLUMSAL GELECEĞİ 


Açılış konuşmasını yapan Kocaeli Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Faruk Çelik, dijitalleşmeyle başlayan dönüşümün yapay zekâ teknolojileriyle yeni bir aşamaya ulaştığını dile getirdi. Prof. Dr. Ömer Faruk Çelik “Artık yalnızca iletişim araçlarımız değil, bilgiyi üretme, değerlendirme, yayma ve anlamlandırma biçimlerimiz de değişmektedir” dedi.


Çelik, insanın sezgisel, yaratıcı ve bağlamsal düşünme kapasitesi ile yapay zekânın yüksek miktardaki veriyi işleme gücünün giderek aynı süreçlerde buluştuğunu belirterek, meselenin yalnızca yapay zekânın neler yapabileceği olmaması gerektiğinin altını çizdi. Güven, şeffaflık, mahremiyet, veri güvenliği, dezenformasyon, algoritmik önyargılar, telif hakları ve insan emeğinin geleceği gibi konuların iletişim bilimlerinin üzerinde daha fazla düşünmesi gereken başlıklar olduğunu söyledi. Sempozyumun yalnızca yapay zekâ uygulamalarının tartışıldığı bir etkinlik olmadığını, insan iletişiminin, bilginin ve toplumsal yaşamın geleceğinin de tartışılacağı bir düşünce platformu olduğunu ifade etti.


Prof. Dr. Ömer Faruk Çelik, sempozyumun gerçekleşmesine katkı sunan İLAD’a, İLDEK’e ve İletişim Fakültesi’ne teşekkürlerini iletti. Sempozyuma verdikleri destek için Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’ne ve Belediye Başkanı Doç. Dr. Tahir Büyükakın’a da teşekkür eden Çelik, üniversite ile şehir arasındaki iş birliğinin önümüzdeki dönemde de artarak sürmesini diledi.


İLETİŞİMİN GELECEĞİNİ ÖĞRENCİLERİN MERAKI ŞEKİLLENDİRECEK


Kocaeli Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İdil Sayımer, sempozyumda yapay zekâ ekseninde geliştirilen araştırmaların gazetecilikten halkla ilişkilere, reklamcılıktan görsel iletişim tasarımına, radyo, televizyon ve sinemadan dijital kültüre ve iletişim eğitimine kadar farklı açılardan ele alınacağını söyledi. Toplam otuz oturumun kamu kurumlarını, yerel yönetimleri, akademiyi ve iletişim sektörünü bir araya getireceğini belirten Sayımer, programın kuram ile uygulama arasında güçlü bağlar kurulmasına katkı sunacağına inandığını ifade etti.


Bilginin güvenilirliğinin, etik değerlerin, toplumsal sorumluluğun ve insanın teknolojiyle kurduğu ilişkinin üzerinde düşünülmesi gereken temel meseleler arasında olduğunu vurgulayan Sayımer, öğrencilere seslenerek “İletişimin geleceği yalnızca teknolojik gelişmelerle değil, sizlerin merakı, yaratıcılığı, sorgulama gücü ve etik sorumluluk bilinciyle de şekillenecek” sözlerini kullandı.



MAKİNENİN DEĞİL İNSANIN YAPABİLECEĞİNE ODAKLANMALIYIZ 


İLDEK Başkanı Prof. Dr. Senem Gençtürk Hızal, iletişim bilimciler olarak yapay zekânın haber yazdığı ve reklam tasarladığı iddia edilen bir dünyada yaşadığımızı belirtti. Hızal; makinenin yapabildiğini değil insanın yapabileceğini, doğru soru sormayı, bağlamı okumayı, eleştirel mesafe kurmayı, etik ve kamusal sorumluluğu iletişim eğitiminin bir parçası haline getirdiklerini söyledi.


Gençtürk “Makineler hesaplayabilir, örüntüleri bizden çok daha hızlı tanıyabilir. Ama soru sormak, itiraz etmek, eleştirmek, birbirimizi gerekçelerle anlamak ve anlam kurmak hâlâ bizim işimiz” sözlerini kullandı.


Doğup büyüdüğü kentte bulunmanın kendisi için ayrı bir anlam taşıdığını söyleyen Gençtürk, Mustafa Kemal Atatürk’ün Ocak 1923’te İzmit’te İstanbul’dan gelen gazetecilerle yaptığı basın toplantısına dikkat çekti. Hızal, sempozyumun artık bir etkinlik değil, bir gelenek olduğunu da ifade etti.


AMACIMIZ SEKTÖR İLE AKADEMİ ARASINDA İŞBİRLİĞİ


İLAD Başkanı Prof. Dr. Aysel Aziz, sempozyumun amacının daha ileriye gitmek ve iş birliklerini artırmak, özellikle sektör ile akademisyenler arasında iş birliği kurmak olduğunu söyledi. Programın en az dörtte üçünün yapay zekâ ile ilgili olmasının, araştırmacıların bu konuyu önemli bir sorun alanı olarak gördüğünü gösterdiğini belirtti.


Sempozyum fikrinin 2017’de Aydın’daki Adnan Menderes Üniversitesi’nde yapılan bir toplantıda ortaya çıktığını anlatan Aziz, İLAD ile İLDEK’in ortak çalışmasının bu toplantıda kararlaştırıldığını söyledi.


Aziz, İLAD’ın 2015’ten itibaren Türkiye’de iletişim eğitimi programlarının akreditasyonunu da üstlendiğini, bu kararın İLDEK’te alındığını ve çalışmaların birlikte yürütüldüğünü anlattı. Bugüne kadar Türkiye ve KKTC’de 170 programın değerlendirildiğini, bu yıl otuz sekiz programın daha süreçte olduğunu ve toplam sayının iki yüzü geçeceğini belirten Aziz, iki yüzü aşkın değerlendiricinin görev yaptığını aktardı.


Fakültelerin bu çalışmayı denetim olarak algılayabildiğini söyleyen Aziz “Bizim denetleme diye bir yetkimiz yok” dedi. Akreditasyon verilen programlarda eksiklerin kısa sürede giderildiğini ve iletişim eğitiminin kalitesinin arttığını ifade eden Aziz; sempozyumun sonunda dekanların ve sektör temsilcilerinin katılacağı bir panel yapılacağını, panelde iletişim eğitiminin nasıl daha iyi bir noktaya getirilebileceğinin ve güncelin nasıl yakalanabileceğinin tartışılacağını söyledi.


SEMPOZYUMDA ALANIN UZMAN İSİMLERİ KONUŞTU


Açılış konuşmalarının ardından Büyük Salon’da Uluslararası Medya ve İletişim Araştırmaları Birliği (IAMCR) Genel Direktörü Salvatore Scifo, “Communication, Dialectics and Intelligence: The Transformation(s) of Agency and Power” başlıklı konuşmasını yaptı. Başkent Üniversitesi İletişim Fakültesi İletişim ve Tasarım Programı’ndan Doç. Dr. Lutz Peschke ise “Environmental Communication in the Era of Generative AI” başlıklı konuşmasıyla sempozyuma katıldı.


Açılış, İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İdil Sayımer tarafından plaketlerin takdim edilmesiyle sona erdi.


Muhabir: Ayşenur Kaya & Rüya Kapan

Fotoğraf: Ayşenur Kaya & Rüya Kapan