Kocaeli Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Ahmet Yesevi Konferans Salonu’nda “Meme Kanserinde Erken Tanı ve Farkındalık Semineri” düzenlendi. Kocaeli Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Dr. Öğr. Üyesi Sevilay Okkay’ın düzenlediği seminere konuşmacı olarak Kocaeli Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dr. Öğr. Üyesi Suzi Özdemir, İzmit Akçakocabey Sağlıklı Hayat Merkezi KETEM Hekimi Dr. Bahar Yardımcı ve Spor Bilimleri Fakültesi Doç. Dr. Gülşah Sekban katıldı.
Sağlık Bilimleri Fakültesi Dr. Öğr. Üyesi Suzi Özdemir , meme kanseri farkındalığının uluslararası sembolü olan pembe kurdelenin hikâyesiyle sunumuna başladı. Meme kanseri vakalarının yaklaşık yüzde sekseninin kadınlarda görüldüğünü ifade eden Özdemir, sadece kadın olmanın bile meme kanseri için bir risk faktörü olduğuna dikkat çekti. BRCA gen mutasyonunun meme kanseriyle ilişkili bulunduğunu söyleyen Özdemir, özellikle aile öyküsünde meme kanseri bulunan kişilerin genetik risk açısından daha yakından takip edilmesi ve taramalar yaptırılması gerektiğine dikkat çekti.
MEME KANSERİNDE RİSK FAKTÖRLERİ VE ERKEN TANI
Kadınlara kıyasla çok düşük bir oranla erkeklerin de meme kanserine yakalandığını belirten Özdemir; erkeklerin, belirtileri meme kanseriyle bağdaştırmadıkları için durumu umursamadıklarını ve bunun tanı alınmasını geciktirdiğini söyledi. Meme kanserinin olası belirtilerinin memede ele gelen kitle, sertlik, kızarıklık ve içe çöküklük gibi durumlar olduğunu dile getirdi. Bu belirtilerden herhangi biriyle karşılaşıldığında vakit kaybetmeden hekime başvurulması gerektiğini vurgulayan Özdemir, bu noktada erken tanının önemine dikkat çekti. Kırk yaşından itibaren mamografi kontrollerinin düzenli olarak yaptırılmasının tedavi şansını artırdığını belirten Özdemir, bu yaş sınırının altındaki kadınların da ultrasonla muayenelerine devam etmelerinin öneminden bahsetti ve meme kanserini tetikleyen faktörlere değinerek sunumunu sonlandırdı.
Kendimize Karşı Sorumluluğumuz
Seminerin devamında KETEM (Kanser Erken Teşhis Tarama ve Eğitim Merkezi) Hekimi Dr. Bahar Yardımcı, merkezin öneminden bahsetti. Kanser taramasının erken teşhis açısından önemine değinen Yardımcı, “Kadınlarda en sık görülen kanser meme kanseridir; aile öykünüzde olmasa dahi meme kanserine yakalanma riskiniz her zaman vardır” ifadelerini kullandı.
Yardımcı, kendi kendine meme muayenesi yapmayı bilmenin ve tarama zamanlarını aksatmadan takip etmenin sorumluluğumuzun bir parçası olduğunu söyledi. KKMM’nin (kendi kendine meme muayenesi) nasıl yapılması gerektiğini katılımcılara aktaran Yardımcı, her ay belirli bir günün bu muayeneye ayrılması gerektiğinin önemine değindi. “Kendi vücudunuzu tanıyın, herkesin meme dokusu farklıdır. Memenizdeki herhangi bir değişimi herkesten önce siz fark edersiniz” diyerek KKMM’nin önemini vurguladı. Mamografi taraması uygulamalarının bazı kadınlara çok acılı geldiğini belirten Yardımcı, bu taramalar yapılmadığı takdirde kanser teşhisi koymanın zorlaştığını ifade etti. Halk arasında mamografinin meme kanseri yaptığına dair önyargıların yersiz olduğunu belirten Yardımcı, mamografinin verdiği radyasyon seviyesinin gündelik yaşamda maruz kaldığımız radyasyon seviyesinden fazla olmadığını söyleyerek konuşmasını sonlandırdı.
Sporun ve Desteğin İyileştirici Gücü
Seminerin sonunda söz alan Spor Bilimleri Fakültesi Doç. Dr. Gülşah Sekban, yaşadığı bir yıllık meme kanseri sürecini başarıyla atlattığını katılımcılarla paylaştı. Bu süreçte aile ve arkadaş desteğinin önemine dikkat çeken Sekban, yakınları ve doktorlarının destekleriyle tedavi sürecinin başarıya ulaştığını dile getirdi. Her bünyenin bu hastalığa farklı tepki verebileceğini vurgulayarak kendisinin geçmişten gelen spor deneyimleriyle daha kolay atlattığını ifade etti.
Seminer sonunda soru - cevap bölümünün ardından Kocaeli Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Dekan Yardımcısı Doç. Dr. Meryem Gürbüz’ün konuşmacılara teşekkür belgesi takdim etmesiyle seminer sona erdi.
Muhabir: Dilan Kara & Şevval Topallar
Fotoğraf: Şevval Topallar & İlknur Nagihan Yurt