KOÜ
İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Selma
Koç Akgül tarafından “Afetlerde Habercilik ve Yayıncılık
Anlayışı” başlıklı seminer, çevrim içi olarak düzenlendi. Akgül
sunumuna, “Afetlerde acil müdahale bir insani yardım operasyonudur. İletişim
sürecinin odağında da insan vardır. Liyakat, adalet, eğitim, utanma duygusu,
bilime saygı ve tabii ki vicdan gerekiyor.” sözleriyle başladı.
“AFETLERDE SÜRDÜRÜLEBİLİR İLETİŞİM GEREKLİ”
Sürdürülebilir afet iletişiminin temel aktörünün medya olduğunu belirten
Akgül, medyanın afet tehlike ve riskleri konusunda nicel olarak çok daha az
sayıda haber ürettiğinden bahsetti. Akgül, afetlerin akut döneminde yıkımın
boyutu ve can kayıplarına göre gündemin tamamının afet haberlerine ayrıldığını
aktardı. Afetin iyileşme safhasında da yine risk önleme ve hazırlık sürecinde
olduğu gibi haber sayısında büyük oranda düşme görüldüğünü ifade eden Akgül,
“Bu husus sürdürülebilir afet iletişim süreci için olumsuz noktalardan
biridir.” dedi.
Akgül, afet haberciliği; doğru, şeffaf, duyarlı habercilik; etik
ilkeler ile dijital ve yerel medya platformlarının
afetlerdeki rolü gibi konuların yanında yayıncılık örnekleri üzerinde
değerlendirmelerde bulundu. Afet haberciliğini tüm yönleriyle ele
alan Doç. Dr. Akgül, 6 Şubat Depremlerinde iletişim süreç
ve habercilikle ilgili güncel verileri de
katılımcılarla paylaştı
AFET ODAKLI HABERCİLİĞİN İLKELERİ
Medyanın habercilik anlayışıyla ilgili yapılan araştırmalarda afet
haber içeriklerinin değişmeyen bir şablonunun
olduğunu belirten Akgül, “Can kaybı ve yaralı sayısı ile yıkımın
kaosun afet haberlerinin ne kadar süre gündemde
kalacağını belirlemektedir.Türkiye’de çok hızlı değişen gündem
06 Şubat Maraş depremlerinde de etkili
olmuş ancak deprem bölgesinde yaşanan sel afeti tekrar ilginin bu
bölgeye odaklanması gerektiğini hatırlatmıştır”
ifadelerini kullandı. Geçmişten bugüne değişmeyen afet haber içerik
ve başlıklarıyla ilgili görselleri katılımcılarla paylaşan
Akgül, afetin nedenleri, yıkım ve can
kayıpları, arama kurtarma çalışmaları, yardımlar, mucize yada
acı hayat hikayeleri, kurum ve
kuruluşlarla siyasi aktörlerin söylemlerinin yansıdığı haberlerde neden bir değişim
olmadığını sorgulamak gerektiğini ve yeni
somut bir bakış açısına ihtiyaç duyulduğunu vurguladı.
Afet odaklı habercilikte dört önemli unsura dikkat çeken Doç.
Dr. Akgül, bu hususları; araştırma, ifade özgürlüğüne bağlılık, habercilikte
gerçeğin ve doğruluğun arayışına bağlılık ve etik olarak sıraladı.
AFET ACİL MÜDAHALE SÜRECİNDE HABER AKIŞI YERELDEN ULUSALA
DOĞRU
Maraş depremlerinde haber akışının yerelden ulusala doğru
aktığını söyleyerek konuşmasına devam eden Akgül, afet bölgelerinde
neler yaşandığı, ihtiyaç ve beklentilerin neler olduğu,
yapılanlar ve yapılması gerekenlere yönelik çözüm odaklı bir yaklaşımla konunun
tartışılması gerektiğini vurguladı. Akgül,
“Habercinin kamerası 360 derece olmalı ve
ötekileştirmeden kutuplaştırmadan afet bölgesinden yükselen her sesin kendisini
ifade etmesine olanak tanımalı. Etik habercilik çerçevesinde depremzedelerin
acı ve mahremiyetlerine saygı duyulmalı” dedi.
Maraş depremlerinde enkazdan kurtarılan depremzedelerin
son dakika haberleriyle “mucize” olarak ön plana çıkarıldığını, ancak acının
sömürüsünün yapılamayacağının unutulduğunun altını çizdi. Özellikle çocuğun yer
aldığı haberlerde ailesinin izni olmadan görüntü alınamayacağını,
masumiyetlerinin haber malzemesi yapılamayacağını söyleyen Akgül,
“Duyarlı, şeffaf ve insan onuruna saygılı bir habercilik anlayışına dikkat
çekti.
AFET HABER KAYNAKLARI VE SEÇİMİ
Medyanın haber kaynak ve seçimine de değinen Akgül, afetin çok boyutlu bir
bakış açısıyla ele alınabilmesi için haber kaynaklarının çeşitlenmesi gerektiğini
belirterek
“İzleyicinin ihtiyaç duyduğu haberler
için konusunda uzman doğru kişilere
mikrofon uzatılması gerekir” dedi. Yanlış haber kaynaklarının seçilip gündeme
taşınması durumunda, doğru ve güvenilir haber kaynaklarının kaybedilmeye
başlanacağını belirten Akgül, “Doğru soru sorabilmek için önceden konuyu ve ne
öğrenmek istediğinizi bilmeli, ona göre doğru uzmanı seçmelisiniz. Böylelikle
dezenformasyonun da önüne geçebilirsiniz” ifadelerini kullandı.
Son yıllarda dijital medya ve hiper yerel platformların daha yoğun ve etkin
kullanıldığını vurgulayan Akgül, yalan haberlerin daha çok bu platformlarda
yayıldığına dikkat çekti.
“DEPREM BÖLGESİNDE GAZETECİLER DE DEPREMZEDE”
Maraş depremlerinde afet bölgesinde görev yapan muhabirlerin
zaman zaman canlı yayınlarda bariz hatalar yaptıklarını
ifade eden Akgül ancak eleştiri yaparken çoğu habercinin
ilk defa bu boyutta bir yıkım ve kaosa tanık olduğunu ve gazetecinin de aynı
zamanda bir depremzede olduğunu hatırlamak gerektiğini belirtti.
Akgül, “İnsanız korkabiliriz ama panik yapmamayı öğrenmemiz
gerekiyor. Çoğu gazetecilerimizin afetler ve
travma konusunda bir ön eğitimi maalesef yok. Bu kadar
zor şartlar altında görev yapmaları gerektiğini orada öğrendiler. Hatta
gazetecilere yönelik afet haberleri için kullanılabilecek bir rehber arayışı da
Maraş depremleriyle başladı.” ifadelerini kullandı.
“HABERCİLER TEMEL AFET VE İLKYARDIM EĞİTİMİ ALMALI”
Medyada toplumsal sorumluluk anlayışıyla hareket edilememe sorunundan
bahseden Akgül, “Dünyada çok sayıda afet türünün yaratacağı yıkımlar kapıdayken
halen bu konunun bir uzmanlık alanı olması gerektiği konusunda uzlaşılamamış
olması bu sorunun başlıca nedenlerinden bir tanesi. Afetin yarattığı yıkım ve
afetzedelerin acılarının gazeteci için de bir travma yaratması ve bununla
ilgili önceden bir eğitim almaması da önemli bir sorun” dedi. Bu
sorunlarla ilgili neler yapılması gerektiğini anlatan Akgül, haber aktörlerinin
dil ile oluşturduğu iktidar alanında medyanın kendisi için bir
özgürlük alanı oluşturması gerektiğini söyledi. Medyanın
afet acil eylem planı olması gerektiğini söyleyen
Akgül, medyanın afet yönetim sistemi içinde
süreçleri doğru okuması gerektiğini vurguladı. Akgül, “Haberciler temel afet ve
ilkyardım eğitimi ile travma eğitimi almalı, afet bilimi ve riskler konusunda
sürekli okumalar yapmalı. Bunun yanı sıra afet haberciliği/ afet gazeteciliği
bir uzmanlık olarak geliştirilmeli ” ifadelerini kullandı.
Muhabir: Oğuzhan Hafızoğlu