Kocaeli Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen 5. Uluslararası Dijital Çağda İletişim Sempozyumu (CIDA 2026) kapsamında “Yapay Zekâ Çağında Medya Okuryazarlığı ve İletişim Eğitimi” başlıklı oturum gerçekleştirildi. Doç. Dr. İhsan Karlı başkanlığındaki oturumda Doç. Dr. Serpar Kipdemir Dr. Öğr. Üyesi Ayça Gökdemir, Arş. Gör. Dr. Damla Akar, Prof. Dr. Celalettin Aktaş, Dr. Öğr. Üyesi Bilge Kalkavan, Prof. Dr. Artun Avcı ve Dr. Öğr. Üyesi Ayşe Seda Aslan’ın araştırmaları üzerinden dijitalleşme, medya okuryazarlığı, yapay zekâ etiği, tüketim toplumu ve müfredatların dönüşümü ele alındı.
Oturum Başkanı Doç. Dr. İhsan Karlı, yapay zekânın eğitimdeki yerine ilişkin değerlendirmesinde, bu teknolojilerin yalnızca teorik düzeyde ele alınmaması gerektiğini ve tüm iletişim ve eğitim süreçlerinde pratik olarak da etkin şekilde kullanılması gerektiğini vurguladı.
INSTAGRAM KULLANICILARININ KATASTROFİK HABERLERİ ALIMLAMA BİÇİMLERİ
Kastamonu Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümünden Dr. Öğr. Üyesi Ayça Gökdemir “Stuart Hall'un Kodlama-Kodaçımı Modeli Çerçevesinde Instagram Kullanıcılarının Katastrofik Haberleri Alımlama Biçimleri Üzerine Bir İnceleme” başlıklı araştırmasını sundu. Gökdemir, felaket ve katastrofik haberlerin Instagram gibi görsel odaklı dijital platformlarda dolaşıma girişini ve kullanıcılar tarafından anlamlandırılma biçimlerini Stuart Hall'un izleyici alımlama modeli üzerinden değerlendirdi. Kullanıcıların haberleri yalnızca edilgen bir şekilde kabul etmediğini belirten Gökdemir; dominant, müzakereli veya karşıt okumalar geliştirerek içeriği kendi deneyimleriyle yeniden kodaçımına uğrattıklarını ifade etti.
İLETİŞİM FAKÜLTELERİNDE OKURYAZARLIK EĞİTİMİNİN DÖNÜŞÜMÜ
İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümünden Arş. Gör. Dr. Damla Akar “İletişim Eğitiminde Okuryazarlığın Dönüşümü: Türkiye’deki İletişim Fakülteleri Üzerine Bir İnceleme” başlıklı sunumunu paylaştı. Türkiye’deki kırk yedi devlet üniversitesinin iletişim fakültesi müfredatlarını inceleyen Akar, okuryazarlık derslerinin yüzde elli ikisinin zorunlu, yüzde otuz altının seçmeli statüde yer aldığını belirtti.
Araştırmada geleneksel medya okuryazarlığının ders programlarında hâlen en baskın alan olduğu, buna karşılık dijital, yeni medya, yapay zekâ ve algoritma temelli okuryazarlıkların sınırlı düzeyde temsil edildiği vurgulandı. Akar, iletişim eğitiminin yalnızca içerik analiziyle sınırlı kalmaması gerektiğini; dijital platformları, algoritmik yapıları ve yapay zekâ temelli iletişim pratiklerini kapsayacak biçimde genişletilmesinin şart olduğunu dile getirdi.
AKILLI SİSTEMLER VE EĞİTİMDE DİJİTAL DAYANIŞMA KÜLTÜRÜ
Hasan Kalyoncu Üniversitesi öğretim üyeleri Prof. Dr. Celalettin Aktaş ve Dr. Öğr. Üyesi Bilge Kalkavan tarafından hazırlanan “İnsan - Yapay Zekâ Etkileşiminde Medya Okuryazarlığı: Öğretmen ve Eğitim Yöneticileri Üzerine Bir Araştırma” başlıklı çalışmayı sunan Prof. Dr. Celalettin Aktaş, akıllı sistemler karşısında eleştirel sorumluluğun önemine dikkat çekti.
Toplam üç yüz seksen öğretmen ve doksan iki eğitim yöneticisinin katılımıyla “YAZBİB” ölçeği kullanılarak gerçekleştirilen araştırmanın bulgularını aktaran Aktaş, idari ve eğitsel kadrolar arasında okur yazarlık becerileri ile yapay zekâ yetkinlikleri açısından istatistiksel olarak anlamlı bir fark bulunmadığını belirtti. Kurumsal statülerden ziyade sahadaki aktif teknoloji deneyiminin belirleyici olduğunu vurgulayan Aktaş, yapay zekâyı aktif kullanan eğitimcilerin hataları ve elenmesi gereken yanıltıcı içerikleri daha hızlı fark ettiklerini kaydetti. Aktaş, teknolojiden uzak durmanın eğitsel fırsatları kaçırma riski doğurduğunu belirterek, statüye değil pratik deneyime dayalı sürdürülebilir bir dijital dayanışma kültürünün inşa edilmesi gerektiğini savundu.
TÜKETİM TOPLUMU, FANTAZMAGORYA VE POPÜLER KİTLE BASINI
Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesinden Prof. Dr. Artun Avcı ise “Türkiye’de Tüketim Toplumunun ve 'Popüler Kitle Basınının' Doğuşu: 1950–1955 Yılları Hürriyet Gazetesi Üzerine Nicel Bir İçerik Analizi” başlıklı araştırmasını sundu. Çok partili hayata geçişle birlikte Amerikanlaşma ve tüketim pratiklerindeki dönüşümü inceleyen Avcı, bu süreçteki rüya dünyaları ve fantazmagorya nicel verilerle çözümlerken konunun derinlemesine anlaşılması adına nitel araştırmaların da gerekliliğine işaret etti.
Yapılandırılmış hafta yöntemiyle belirlenen seksen dört sayıda toplam bin altı yüz içerik birimi ve yedi yüz elli reklamı analiz eden Avcı; gazetede siyasal haberlerin ilk sayfada yoğunlaştığını, iç sayfaların ise yüzde yetmiş oranında apolitik ve magazinsel içeriklerle yapılandırıldığını aktardı. Tam sayfa reklamlarda yüzde elli beş ile bankacılık ve sigortacılık sektörünün öne çıktığını belirten Avcı; ekonomik refah döneminde Batılı yaşam tarzının yansıtıldığını, kriz döneminde ise söylemin tasarruf ve banka ikramiyelerine kaydığını kaydetti.
YAPAY ZEKÂ VE SU TÜKETİMİ DİJİTAL PLATFORMLARDA MÜZAKERE EDİLİYOR
Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi İletişim Fakültesinden Dr. Öğr. Üyesi Ayşe Seda Aslan ise “Yapay Zekâ Suyumuzu Bitirecek mi?: Türkçe YouTube Videolarına Yapılan Yorumlarda Çevresel Riskin Müzakeresi” çalışmasıyla yapay zekânın ekolojik maliyetlerini ve su tüketimi tartışmalarını ele aldı. Aslan, YouTube yorumları üzerinden yürüttüğü araştırmada, yapay zekânın çevresel ayak izinin risk, teknik çözüm ve toplumsal adalet ekseninde geniş bir çerçevede müzakere edildiğini; durumun kamusal bir meşruiyet ve iletişim boyutu taşıdığını aktardı.
Oturum, sunumların ardından katılımcıların soruları ve genel değerlendirmelerle tamamlandı.
Muhabir: Jahan Melekeyeva
Fotoğraf: Jahan Melekeyeva