Kocaeli Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen 5. Uluslararası Dijital Çağda İletişim Sempozyumu (CIDA 2026) kapsamında “Dijital Platformlarda Yapay Zekâ, Kullanıcı Deneyimi ve Dijital Kültür” başlıklı atölye gerçekleştirildi. Arş. Gör. Dr. Şefika Yurdakul Saygılı başkanlığındaki atölyede yapay zekâ içeriklerinin gerçeklik algısı üzerindeki etkileri, dijital yayın platformlarında kullanım sürekliliği, afet iletişiminde dijital araçların rolü, çevrimiçi kullanıcı etkileşimleri ve kuşaklar arası dijital mahremiyet yaklaşımları ele alındı.
YAPAY ZEKÂ İÇERİKLERİNİ AYIRT ETMEK ZORLAŞIYOR
Beykoz Üniversitesi Dr. Öğr. Üyesi Serap Bozkurt ve Dr. Öğr. Üyesi Zeynep Diz’in X ve Instagram platformlarını karşılaştırdığı araştırmada, yapay zekâ üretimi içeriklerin kullanıcılar tarafından ne ölçüde gerçek kabul edildiği incelendi. İki mecrada da viral olan ve uçakta taşınmasına izin verilmeyen bir kanguruyu tasvir eden aynı görsel üzerinden 1.800’ü aşkın yorum analiz edildi. Elde edilen bulgulara göre gerçeklik algısı belirsiz olan yorumların oranı Instagram’da yüzde 82, X’te ise yüzde 59 olarak kaydedildi. İçeriğin yapay zekâ ürünü olduğunu açıkça fark edenlerin oranı ise iki platformda da oldukça düşük kaldı; bu oran Instagram’da yüzde 7, X’te ise yüzde 9 seviyesinde gerçekleşti. Araştırmacılar, X’te yer alan yapay zekâ uyarısı ve topluluk notlarına rağmen içeriğin sentetik yapısının çok az kullanıcı tarafından ayırt edilebileceğini dikkat çekerek, kullanıcıların içeriği doğrulamaktan ziyade doğrudan etkileşime girmeyi öncelediğini vurguladı.
Marmara Üniversitesi’nden Doktora Öğrencisi Araştırmacı Fulya Çeçen ve Prof. Dr. Necmi Emel Dinmen’in dijital yayın platformu Tabii üzerine yürüttüğü araştırmanın ön bulguları da atölyede paylaşıldı. Son altı ayda platformu aktif kullanan yüz on bir katılımcı üzerinden yapılan analizde, Tabii’nin yayın çizgisinin ve içerik kalitesinin öngörülebilir bulunması ile platformu kullanmaya devam etme niyeti arasında pozitif ve anlamlı bir ilişki saptandığını ifade ettiler. Araştırmacılar, bulguların ön analiz niteliğinde olduğunu belirterek konunun daha geniş bir örneklemle derinleştirilmesi gerektiğini belirttiler.
AFET İLETİŞİMİNDE ERİŞİLEBİLİRLİK VE KULLANICI DİYALOGLARI
Afet iletişiminde dijital platformların kullanımını ele alan Prof. Dr. Besime Pınar Özdemir, web siteleri ile mobil uygulamaların kriz öncesi, esnası ve sonrasında bilgiye erişimi hızlandırması gerektiğini belirtti. Literatür taramasına dayanan çalışmada; sade ve güncel bilgi akışının sağlanması, dezenformasyonla mücadele edilmesi, kritik verilere en az adımla ulaşılması ve çocuklar, yaşlılar, engelliler, kronik hastalar ile göçmenlerin özel ihtiyaçlarının gözetilmesi gerektiği vurgulandı. Çok dillilik, çevrim dışı çalışma olanakları, anlık bildirimler ve konum temelli yönlendirmelerin afet iletişiminin sahadaki etkinliğini artırdığını kaydetti.
Öğr. Gör. Dr. Ceren Atik’in ChatGPT ve Claude karşılaştırmasına yönelik YouTube yorumlarını incelediği çalışmasında ise kullanıcıların birbirleriyle kurduğu yanıt ağları ve öne çıkan temalar analiz edildi. Bin dört yüz yorum üzerinden yapılan sosyal ağ analizinde doğrudan etkileşimlerin sınırlı kaldığı görülürken; tematik incelemede yapay zekâ araçlarının kıyaslanması, sağlanan pratik faydalar, teknik kısıtlar ve modeller arası geçiş dinamiklerinin ön plana çıktığı aktarıldı.
KUŞAKLAR ARASI DİJİTAL MAHREMİYET ALGISI
Arş. Gör. Dr. Özlem Delal Abanoz ve Öğr. Gör. Dr. Melek Tuğba Ölmez’in X, Y ve Z kuşaklarının yapay zekâ ve dijital mahremiyet yaklaşımlarını karşılaştırmayı hedefleyen çalışmalarının tasarım aşaması paylaşıldı. Etik kurul sürecinin ardından başlatılacak saha araştırmasında; farklı kuşaklardan katılımcıların yapay zekâ sistemleriyle paylaştıkları kişisel veri düzeyleri, aldıkları güvenlik önlemleri ile mahremiyet kaygıları ve kullanım kolaylığı arasındaki denge dikkat çekti.
Atölye; yapay zekâ kullanımının gerçeklik algısından kriz iletişimine ve kişisel mahremiyete kadar uzanan geniş alanda kullanıcı odaklı tasarım ve eleştirel okuryazarlık gerektirdiğini ortaya koyan değerlendirmelerin ardından sona erdi.
Muhabir: Rüya Kapan
Fotoğraf: Rüya Kapan